English

Türkçe

 

عربي

ئۇيغۇرچە

 

 

M.EMİN HEZRET

Doğu Türkistan'da zulüm artıyor

 

Doğu Türkistan'da Çin komünistleri­nin hükümet terörü, facia şeklinde devam etmektedir.

17 ve 20 Aralık 1991 tarihinde Doğu Türkistan'ın Atuş şehrinde yapılan mah­
kemede, Haziran 1991'deki Barın olayı­na karıştı denilen 50 kişi mahkeme önü­
ne çıkarıldılar. Çinliler'in kanununa değil, komünistlerin duygularına göre çıka­rılan bu mahkemede 50 Müslüman Türk'ün 17'si ölüm cezasına, 33 kişi de 20 yıl­
dan 3 yıla kadar hapis cezasına çarp­tırıldı.

Bunların içinde, Abdullah Verdi isimli bir genç de ölüme çarptırılanların arasın­daydı. Onun, 70 yaşını aşmış babası bu adaletsiz mahkemeyi görünce şöyle konuşur:

"Üç erkek çocuğum var. Hepsini ci­hada takdim ettim. Hayatımdan memnu­num.."

Yaşlı adam bu sözü için 20 yıllık ha­pis cezasına çarptırıldı. Haziran 1990'da Çin askerleriyle silahlı çatışmaya sahne olan Barın köyünden bir kişi şimdi her­hangi bir nedenle köy dışına çıkıp Do­ğu Türkistan'ın herhangi bir şehrine de gitse onlara otelden oda verilmiyor. Çün­kü Doğu Türkistan'daki otellerin hepsi devlete aittir. Devlete ait müesseseler de Çinliler'in elindedir. Ama, Barınlılar'ın şehirlerine geldiğini duyan Müslüman­lar Barınlılar'ı büyük hürmet ve saygı göstererek bir kahraman gibi ağırlıyorlar.

Komünist Çin mensupları şehirleri tü­müyle Çinlileştirdikten sonra şimdi köy­lere yayılmaktadır. Çinliler, İli, Altay, Börtala, Çevçek, Kumul,Turfan ve bu şe­hirleri içine alan bölgeleri, yani Doğu ve Kuzey bölgelerini 40 seneden beri Çin göçmenleriyle doldurdu. Şimdi bu yer­lere daha fazla adam yerleştirme imkâ­nı da yok. Bunun için Doğu Türkistan'­ın güneyindeki Aksu, Atuş, Kaşgar, Hoten bölgelerinin köylerine Çinli göçmen yerleştirmek için büyük çapta harekâta geçmektedirler. Hatta bazı yerlerde kav­ga çıkararak yerli Türk çiftçileri köyler­den göç etmeye zorlanmaktadırlar. Bu senenin Haziran ayında Aksu vilayetine bağlı askerî statüye bağlı olan Çin göç­menleri, Turfan nahiyesinin birkaç köyü­ne akan ırmak suyunun Türk köylerine akış yönünü Çinliler'in yerleştiği yere çe­virmek istedi, buna yerliler, yani Türk çiftçileri izin vermek istemediler. Haziran'ın üçüncü günü göçmen Çinliler, Turfan nahiyesinin bir köyüne aniden baskın yapıp köydeki erkeklerin büyük kısmını ağır yaralamış, eşyaları yağma­lamış ve bazı kızlara da tecavüz etmiş­tir. Bunun üzerine köy halkı nahiyeye gi­dip hükümet yetkililerinden kendilerinin korunmasını istemiş ama Çinliler onları koruyacak hiçbir tedbir almamışlardır. Bu yakayı protesto eden bir büyük ca­minin Abdülkayyım adındaki müezzini camide konuşma yapıp, Doğu Türkis­tan'a kanunsuz gelip yerleşen ve bura­daki Müslümanlar'a saldıran bu saldır­ganları kınadı. Bu müezzin bir gün ak­şam namazından dönerken köy yolun­da saklanmış dokuz Çinli, müezzini fe­cî şekilde dövüp, öldüğünü zannederek yolun kenarına bırakıp gitmişler. Müez­zini daha sonra başkaları bulup, baygın halde olduğunu görmüşler ve doktora götürmüşler. Müezzin, kendisini döven Çinliler'in iki tanesini tanıyormuş. Bu sal­dırganları Çin polisleri yakalamaya mecbur kalmış. Ama saldırgan Çinliler mah­kemede şöyle konuşmuş:

''Adam sarhoş idi, bize yolda karşıla­şınca hakaret etti. Bu yüzden dövdük..."

Doğu Türkistan'da camiye gidip na­maz kılan bir Müslüman'ın sarhoş olma­yacağını Çinliler de, Müslümanlar da çok iyi bilir: Ama, bu saldırganlar iki gün son­ra serbest bırakıldılar. Müezzin hâlâ has­tanede yatıyor. Bu nahiyeye akraba zi­yareti için giden Türkiye vatandaşı Mahmud Fedayi o müezzinle görüşmüş ve bu olayı o müezzinin ağzından dinlemiş. (Bu Türkiye vatandaşı Mahmud Fedayi, akraba ziyaretine giderken orada tamir edilmekte olan camiye 500 dolar yardım yapmış ve bu işi Çinliler duyunca hemen paraya el koymuş ve Türkiye vatanda­şını yakalayıp, "Niye sen para verdin?" diye sorgulamışlar. Onu bölücülükle suçlayıp sınırdışına çıkmaya zorlamışlar. Geçen sene orada annesine bahçede bir ev almış ve onu da kanunsuz bulan Çinliler, "Bunu alamazsın deyip" evi elinden almışlar, parasını da vermemiş­ler. Üstelik annesini de evden atmışlar... Adamı Türk ajanı deyip sınırdışı et­mişler...)

Bu sene içinde Suudi Arabistan ve Türkiye'den Doğu Türkistan'a akraba zi­yaretine gidenlerden 6 kişiyi, "İslâm di­nini yaymak istedi ve bölücülük yaptı" diye tutukladılar. Bunların içinde en az yatanı 3 gün, en fazla yatanı 3 ay hapiste kaldılar. Daha sonra da sınırdışı edildi­ler... Bunların çoğu da camilere ve fa­kirlere yardım yapan insanlardır...

Kendi gölgesinden kendisi korkan Çin hükümeti Doğu Türkistan'da yanmakta olan istiklâl yangınını söndürmek için her çareye başvurmaktadır. Ama, inşaallah çok yakında Çin'de komünizm rejiminin cenazesi kaldırılacaktır. İstiklâl yangını bir tek Doğu Türkistan'a değil, Çin esa­reti altındaki bütün müstemlekelere ya­yılacaktır...

 

Ana Sayfa

aturan2003@yahoo.com

Taklamakan Uygur Neşriyat Tüm Hakliri Saklıdır

 All Rights Reserved Taklamakan Uyghur Publishing 2007 --- 2009 http://www.uyghurweb.net