English

Türkçe

 

عربي

ئۇيغۇرچە

 

 

M.EMİN HEZRET

Doğu Türkistan'da çocuk katliamı...

 

Doğu Türkistan 40 seneden beri açık hava hapishanesi halinde bulunmaktadır. Bilhassa bugünlerde Doğu Türkistanlılar daha sıkı yönetim kontrolünde tutulmaktadır. Buna rağmen Doğu Türkistanlılar dış dünyada neler olduğundan haber alabilmektedir. Çünkü onlar, geceleri gizli radyo dinlemeye alışmışlardır. Batı Türkistan'daki kom­şu ve kardeşleri olan Kazakistan, Kırgızistan, Öz­bekistan, Tacikistan bağımsızlığını elde ettikten sonra, kendi halkını refaha kavuşturmak için sanayi ülkeleri seviyesine ulaşma çabasındadır. Bu yeni cumhuriyetlere dünyanın birçok ülkelerinden geli­nip elcilik ve konsolosluklar açıklamaktadır.

Doğu Türkistanlılar, kendi çevresindeki bu deği­şiklikleri dikkatle takip etmektedirler. Yugoslavya bile parçalandı... Savaş veya barış yoluyla orada­ki milletler kendi bağımsızlığına kavuşmaktadırlar. Çekoslovakya'da Çek ve Slovaklar nasıl bölünme hakkında barış masasına oturdular. Ama Kızıl Çin yönetimi, müstemlekesi olan milletlere zulmü art­tırmaktadır. Bilhassa Doğu Türkistan'dan yakında gelen haberler korkunç boyuttadır.

Çin komünistleri, Doğu Türkistan Müslümanla­rın) kökten yoketmek için ciddi tedbirlere başvurmaktadırlar. Fakat ben burada Doğu Türkistan'ın Hoten vilayetine bağlı Guma nahiyesinin bir köyün­de bu senenin haziran ayında meydana gelen iki olayı misal olarak vermek istiyorum. Köy muhtarı, "Toplantı var" diye, köydeki bütün kadınları top­lamış. Nahiyeden, gizlice gelerek bekleyen birkaç Çinli doktor, bu kadınları hamile mi diye muayene etmiş. Hamile olanların hepsini bir otobüse doldu­rarak nahiye merkezindeki hastaneye götürmüş ve orada kürtaj yapıp zorla çocuklarını almışlar. Aralarında Aygul isimli kadın altı aylık hamileydi. Onun çocuğu da ameliyatla alınmış. Ve Aygül'ü yeniden köyündeki evine bırakmışlar. Çok kan kaybeden Aygül, bir gün sonra kan kaybından ölmüş. İki se­ne önce de aynı şekilde üç aylık hamileyken yine zorla kürtaj yaptırılan Aygül'ün kocası, hanımının öldüğünü öğrenince bedava çalıştığı baraj inşaa­tından köyüne dönmüş. Dört yaşındaki çocuğuyla beraber ortada kalmış. (Aygül'ün kocası gibi Do­ğu Türkistan'da köylü erkekler senede en az iki ay bedava su barajlarında çalıştırılmaktadırlar. Çalışamazsa para ödemek mecburiyetindedirler.)

Bu işlerin hepsi köy muhtarı tarafından yaptırıldığı için (Çinliler için çalışıyor.) AygüTün kocası nef­retini söndüremediğinden dolayı cinnet geçirmiş ve muhtarın, iki çocuğunu okul dönüşünde yakalayıp boğazını keserek öldürmüş. Geçtiğimiz ay bu su­çundan dolayı ölüm cezasına çarptırılmış.

 

* * *

Aynı köyden üç çocuğu olan bir çiftçinin dördün­cü çocuğu olmuş. (Genellikle birden fazla çocuk yapan aile için 1500 yuen ceza (250 dolar) kesi­lir. üç çocuğu olanlar dördüncü çocuk yaparsa 3000 yuen ceza (500 dolar) vermek mecburiye­tindedir. Bu, köylerde geçerli. Şehirlerde birden fazla çocuk yapanlar daha ağır cezaya çarptırıl­maktadırlar.) Çiftçinin kocası, 3000 yuen cezayı aradan dokuz ay geçmesine rağmen ödeyememiş. Çünkü çiftçi, evini, tüm mülkünü satsa bu cezayı ödemesi mümkün değil. Geçen ay bu çiftçi kızının düğününü yapmış. O düğünü de ancak erkek ta­rafının şehirden gelerek biraz para vermesiyle ya­pabilmiş... Çin'in icra memurları düğünün olduğu sabah gelerek, cezaları ödemesini istemişler. Adam para yok deyince, "ödeyemiyorsun niçin düğün yapıyorsun, ödemezsen düğün de yaptırmaya­cağız" demişler. Bir iki saat yapılan tartışma neti­cesinde, hadise kavgaya dönüşmüş. Bunun üze­rine sinirlenen çiftçi, düğün hazırlıkları için yapılan pilav kazanındaki 15-20 kiloluk kızgın yağın içine, ceza kesilen dokuz aylık çocuğunu atmış. Çocuk kızgın yağda haşlanarak can vermiş. Çinliler ba­bayı 7 yıl hapis cezasına çarptırmışlar. Baba şimdi hapishanede... .

Doğu Türkistan'da 20'ye yakın şehir, 64 nahiye, 3 binden fazla köy var. Benim söylediğim 3 bin köy­den sadece birinde, bir ay içinde meydana gelen olaydır. Üstelik sadece doğum kontrolüne ait ge­lişmelerin neticesidir.

Şimdi doğurmak isteyen ve hamile kadınlar, Batı Türkistan'daki akrabalarına ziyareti bahane ederek, orada bekliyorlar. Doğum yaptıktan sonra dönmek için kardeş ülkelere sığınıyorlar. Bunlardan bazı­ları halen İstanbul'da akrabalannın yanındadır. On­lar şimdi Çin esaretinden çok uzak olsa bile, mem­lekete döndükten sonra izinsiz çocuk doğürdukları için nasıl cezaya çarptırılacağının endişesi için­dedirler.

Doğu Türkistan'daki Müslüman Türklere yapı­lan bu eziyete dayanamayan Doğu Türkistan öğ­rencileri, işçileri, çiftçileri ve memurları en son pat­lama noktasına gelmişlerdir. Türkiye'deki ve dün­yadaki insan haklarına sahip çıkan kuruluşlar, teşkilatlar ve liderler, sizlere sesleniyorum: Doğu Türkistan'da masum çocukları katletmekte» olan komünist Çin yönetimine "Katliamını durdur demenizi bekliyoruz...

 

Ana Sayfa

aturan2003@yahoo.com

Taklamakan Uygur Neşriyat Tüm Hakliri Saklıdır

 All Rights Reserved Taklamakan Uyghur Publishing 2007 --- 2009 http://www.uyghurweb.net