|
M.EMİN HEZRET
Bill Clinton'a mektup
Amerika Birleşik Devletleri'nin yeni Başkanı Bill Clinton yemin ederek
görevine başladı. Doğu Türkistan Millî Kurultayı'nda, Clinton'a hem
yeni görevine başlamasını tebrik ve hem de Doğu Türkistan'ın bugünkü
durumu hakkında küçük bir malumat verilmesi kararlaştırıldı. ABD'deki
Doğu Türkistanlılar'ın da katıldığı istanbul'daki kurultaya daha önce
katılan, diğer devletlerin isimlerini zikretmiştik. Kurultaya katılan
1000'den fazla delegenin Clinton'a gönderilmesini kararlaştırdıkları
mektubun mahiyeti şu şekildedir:
Çin esaretinde yaşamakta olan esir milletlerin kendi kaderini kendi
tayin etme hakkını elde etmesi için sizin ve devletinizin yardımının
büyük olacağını ümid etmekteyiz.
Bildiğiniz gibi 1933 ve 1944 senelerinde iki defa kurulmuş olan Doğu
Türkistan Cumhuriyeti, Stalin Rusya-sı'nın doğrudan asker? müdahalesiyle
tekrar Çin esaretine bırakıldı.
Doğu Türkistan halkı, en son bağımsızlığını kaybettiği Aralık 1949
yılından bugüne kadar olan 43 seneden beri, Komünist Çin hakimiyetinin
yönetimi altında dünyada emsalsiz zulüm ve baskılar yaşayıp gelmiştir.
Doğu Türkistan, Kızıl Çin işgaline düştüğü 1949 yılında, bu bölgedeki
Çin nüfusu, kendi istatistiklerine göre, 300 bini bulmuyordu. 1990
yılında yayınlanan Çin istatistiklerine göre, Doğu Türkistan'daki Çin
nüfusu 6 milyondan fazladır. Doğu Türkistan'a Çinli göçmen akını
yoluyla yerli halk azınlık durumuna getirilmek için çalışılmaktadır.
Doğu Türkistan halkı kendi tarihini, dinini öğrenme hakkına sahip
değildir. Vatanın adını kendi diliyle anmaktan mahrum edilmekle
kalmayıp, Çinliler tarafından zorla kabul ettirilmeye çalışılan
"Sincan" (kazanılmış toprak manasına gelen) ismini kullanmaya mecbur
edilmektedir. Kabul .etmeyenler mahkemesiz cezalandırılmaktadır.
Doğu Türkistan'da fikir hürriyeti yoktur. Fikir hürriyeti isteyen bilim
adamları, din adamları ve gençler tutuklanıp, gizli şekilde
hapsedilmektedir. Bol yeraltı ve yerüstü zenginliğine sahip Doğu
Türkistan halkı, işsizlik ve yoksulluk fekaletine sürüklenmektedir.
Çin komünist hakimiyeti 16 Ekim 1964'den 21 Mayıs 1992'ye kadar Doğu
Türkistan'ın Lop Nor bölgesinde 37
defa nükleer deneme yapmıştır. Çevreye dağılan radyoaktif maddeler,
Doğu Türkistan'ın ekolojik dengesine büyük zarar vermekle kalmayıp,
bebeklerin başsız, kolsuz ve bacaksız doğumlarına, büyüklerin de
ciğer, kan, kanser ve sebebi bilinmeyen başka hastalıklara aniden
yakalanmalarını, hatta toplu ölümlerin meydana gelmesine sebep
olmaktadır.
Doğu Türkistan'ın yerli halkının nüfusunun artması, suni yollarla
engellenmektedir. Böyle bir dönemde yerli halka mecburi doğum kontrolü
yapılmaktaır. Şehirlerde birden, köylerde ikiden fazla çocuk doğurmuş
olan anneler ağır cezaya muhkûm edilmektedir.
Zulüm ve baskıya karşılık gösterenler, askerî güçle ve ağır şekilde
bastırılmaktadır.
Tarihte hür ve bağımsız yaşayıp gelmiş olan Doğu Türkistan halkı, bugün
Çin komünist yönetimi tarafından milletçe yok olma tehlikesiyle karşı
karşıyadır. Sovyetler Biriiği'nin parçalanması, Rus esareti altındaki
milletlerin bağımsızlıklarını ilan etmesi Çin'in Doğu Türkistan halkını
planlı ve programlı bir şekilde imha etme siyasetini hızlandırmasına
sebep olmuştur. Çin'in Doğu Türkistan'a göçmen ve asker şevkinde büyük
artış görülmektedir. Yeraltı ve yerüstü zenginliklerinin daha çok
ortaya çıkarılıp elde edilmesi ve Çin'e taşınması hızlandırılmaktadır.
Doğu Türkistan'daki Çin polisleri daha çok çalışmakta, buna bağlı
olarak hapishanelerdeki yerli halktan siyasî tutukluların sayısında
hızlı artış görülmektedir.
Çin yönetimi, Sovyetler Biriiği'nin dağılması ve dünya üzerindeki
etkisini kaybetmesinden sonra, meydana gelen boşluğu doldurmak için
yayılma faaliyetini daha da hızlandırdı. Bugün Çin, çevresindeki bütün
komşu devletlerden toprak hakkı olduğu iddiasındadır. Çin, dünya
geleceğinin barış ve istikrarını bozucu tehdit unsuru olmaktadır. Bu
tehdit unsurunu zararsız hale getirmek, barış ve istikrar isteyen
bütün devletlerin ortak görevidir.
Sizin, devletinizin ve halkınızın Çin işgali altında her şeyden mahrum
halde yasamakta olan Doğu Türkistan halkının da feryadına kulak vermesi
gerekmektedir.
Doğu Türkistan halkının kendi kaderini kendi tayin etme yolunda şart ve
imkân hazırlayıp destek olanlar arasında sizi ve devletinizi de
görmekten esir halkımız büyük bahtiyarlık duyacaktır. |