| |
M.EMİN HEZRET
Azerbaycan olayı ve
diğer Türk cumhuriyetleri
Anadolu Türkü'nden başka Asya'da yaşamakta olan Türk halklar içinde,
yabancılar tarafından asırlarca sürdürülen asimilasyon siyasetine rağmen
milli kimliğini kaybetmeyen, Türklük şuuru ile hayatını sürdürmüş olan
halkların başında Azeri Türkleri geliyor. Bu sebeple Gorbaçov
yönetimindeki Sovyetler Birliği'nden bağımsızlık deyip mücadele veren
ve bu bağımsızlık mücadelesi yolunda 1990 tarihinde Bakü'de yüzlerce
şehit veren tek Türk yurdu Azerbaycan'dır. Azerbaycan'ın bağımsızlığını
ilan etmesinden sonra burdaki millet gerçek müstakilliğe kavuşmak için
iktidara Halk Cephesi'ni tercih etti. Sayın Elçibey, yönetim başına
geldikten sonra birinci olarak tam bağımsızlık için adım attı. İkinci
olarak Türk dünyası ile bütünleşmeyi büyük hedef olarak gördü. Kafkasya
ye Orta Asya'daki miliyetçi aydınlar içinde Elçibey'in tesiri gün
geçtikçe artmaya başladı. 21 Mart I993 tarihinde Antalya'da düzenlenen
Türk Dünyası Dostluk Kardeşlik ve işbirliği Kurultayı'nda Kafkasya'dan
gelen Nogay, hatta Sibirya'dan gelen Yakut delegelerin yakalarında
Elçibey'in resminin yer aldığı rozetler vardı. Ben onlara sordum: "Demek
Elçibey'i sizler de çok seviyorsunuz?" Onlar, "Elçibey bir tek
Azerbaycan'da değil bütün Türk dünyasının lideri, gururudur" dediler.
Ama, Elçibey'den büyük rahatsızlık duyanlar Rus ve Ermeniler sınırlı
olarak kalmadı. Orta Asya Türk cumhuriyetlerindeki, bugün işbaşında olan
birçok eski komünistler de Elçibey'den rahatsız idi. Çünkü, Özbekistan,
Kazakistan, Türkmenistan'ın milliyetçi,
demokratik MUHALEFET PARTİLERİ kendi ülkeleri
86 kez ağır siyasi baskıya maruz kaldığı için hayatı tehlike altındaki
bir çok parti liderleri Bakü'ye sığınmak mecburiyetinde kaldı. Elçibey,
bu kardeş cumhuriyetlerden gelen muhalefet partisi mensuplarını himayesi
altına aldı.Türk cumhuriyetlerindeki komünist yönetimleri gizli veya
aşikar halde bu muhalefet partilerin faaliyetlerini durdurmak veya
onları kendi ülkelerine dönmeye mecbur etmek için Elçibey'e bazı teklif
ve tavsiyelerde bulundular. Demokrasi ve insan hukukundan yana olan
Elçibey, onlara pek kulak asmadı. Kafkasya ve Sibirya'daki hâlâ
bağımsızlık için mücadele vermekte olan Türk boylarının birbiriyle
kaynaşma ve fikir üretme merkezi Bakü olmaya başladı. Eski Sovyetler
Birliği'nde yaşamakta olan Türk boylarının nazarında Bakü'nun ehemmiyeti
Ankara'dan daha fazlaydı. Elçibey, hatta İran Türkleri, Çin esaretindeki
Doğu Türkistan Türkleri için Bakü'nun kapısını açık tutmuştu. Baku
esirlikten kurtulmakta olan Türk dünyası için milli örnek ve ümit
kaynağı, düşman güçleri için tehlike unsuru olarak büyüyordu.
Sovyetler kızıl ordusunun, Ermenistan'ın, Türk cumhuriyetlerindeki
komünist hakimiyetlerinin rahatsızlığı, Azerbaycan'daki iç meselelerden
yararlanan asiler ile bütünleşmesi neticesinde Elçibey'e karşı isyan
ortaya çıktı. Bu isyan bir tek Elçibey'e olmakla kalmayıp demokrasiye,
hür iradeye, Türk birliğine, Türk asrına karşı yapılan bir darbedir. En
önemlisi Orta Asya Türk cumhuriyetlerindeki milliyetçi akımlara karşı
Ruslar tarafından "Elçibey in yolunda giderseniz akıbetiniz öyle
olacaktır" diye verilen bir uyarıdır.Türk dünyasındaki milli uyanışı
Elçibey'e yapılan darbe ile durdurmak isteyenler nam hayale kapılmıştır.
Gelecekteki Azerbaycan, bu defaki darbeden, tarihi boyunca utanç
duyacaktır. Dirilmekte olan Türk dünyası tecrübelerden ders alarak daha
sabit adımlarla ilerleyecektir. |
|