|
M.EMİN HEZRET
Büyüyen Çin'in tehlikesi
Bugünkü Çin Halk Cumhuriyeti'nin haritası içinde olan toprak 9 milyon
600 bin kilometrekaredir. Nüfusu bir milyar 200 milyondur. Yüzölçümü
itibariyle dünyanın üçüncü ülkesi, nüfus itibariyle dünya birincisidir.
Çin, 29 eyalete ayrılmış olup, bunun içinde sözde beş özerk bölge
vardır. Çin'de komünistler hakimiyeti ele geçirmeden önce Mao'nun
tarifiyle, "Çin toprağının onda yedisi azınlıklarındır.." Demek ki,
sayısı bir milyarı aşan Han Çinliler, bugünkü Çin toprağının yüzde
30'una sahiptir.
Milattan önceki Çin filozoflarının düşüncelerine göre, yeryüzü
dörtgendir. Çin, bu dörtgen toprağın tam ortasında yer almıştır. Bunun
için Çinliler kendi dilinde Çin'i "Cungu" diye isimlendiriyorlar. "Cungu"
demek, "Merkezi ülke" demektir. Yani, dünyanın merkezindeki ülke...
Çinliler kendilerini "Tiyenzi" diye adlandırmışlardır. "Tiyenzi" demek
"İlahın oğulları" demektir. Çin'in her bir devirdeki sülale
imparatorları kendilerini dünyada herkesten üstün olarak görmüş, Çin
felsefesinin etkisinde ikibin seneden fazladır dünyadan kapalı halde
yaşayıp gelmiştir.
1911 senesinde Sun Yet Sin, Çin'de imparatorlukları devirip cumhuriyet
kurmuştur. Sun Yet Sin Çin'de demokrasiyi denemiş ama yaşatamamıştır.
1979 senesinin sonu, yani Deng Şioping dönemine kadar tüm devirlerde
dünyaya kapalı kalmıştır. Çin halkı demokrasiyi yaşamadığı için onun
tadını da bilmiyor. 1979 sonunda Deng Şioping ekonomide devrimi
başlattı. Ekonomide tamamen çökmüş olan bu ülke, yavaş yavaş kendine
geldi ve bugün dünyanın dikkatini çekmekle kalmayıp, çevreye bir tehdit
unsuru haline gelmeye başladı.
1980 senesinden beri her yıl yüzde 9 büyüme sergilemekte olan Çin'in
1992 yılı dış ticaret hacmi 135 milyar dolar olup ithalatı 81 milyar,
ihracatı 85 milyar dolardır. Bu ihracatınyüzde 44'ü Hong Kong'a, yüzde
17'si Japonya'ya, yüzde 11'iAmerika'ya, kalan kısmı Avrupa ve başta AT
ve Asya devletlerine yapılmaktadır.
Çin'e gelmekte olan yabancı sermayenin yüzde 80'i Çin'in dışında
yaşamakta olan 55 milyon Çinli'den gelmektedir. Yabancı devletlerdeki
Çinli iş adamları tarafından Çin'de kurulmuş olan 25 bin fabrikada üç
milyon işçi çalışmaktadır. Ucuz hammadde, ucuz emek gücü sayesinde Çin
ihracatta büyük rekor kırmaktadır. Fakat Amerika'daki ayakkabı
piyasasaının yüzde 70'i, oyuncak piyasasının yüzde 40'ı Çinlilerin
elindedir. 1992 senesi sadece Amerika'ya yapılmış olan oyuncak ihracatı
3 milyar 600 milyon dolardır.
Çin Komünist Partisi, ihracattan elde edilen dövizleri askeri
harcamaları için harcamaktadır. Çin son 10 yıl içinde askeri harcama
için her yıl 15 milyar dolar ayırmaktadır. Bu harcamaların çoğunluğu
gizli şekilde gerçekleştirilmektedir. Fakat 1992 yılı Çin'in Rusya'dan
aldığı silahı 1 milyar 800 milyon dolar olup bunun içinde 26 bombardıman
uçağı, 300 tane füze savar ve çok miktarda zırhlı araçlar yardır.
Rusya'nın yüzden fazla uçak mühendisi Pekin'deki askeri uçak fabrikasını
yenilemek için çalışmaktadır. Bir taraftan dışarıdan silah satınalmakta
olan Çin bir başka taraftan İran, Pakistan, Irak ve başka Arap
ülkelerine silah satmaktadır.
Satılan silahlar içinde nükleer başlıklı füzeler de vardır. Tüm dünyanın
tepkisine bakmadan geçen hafta Doğu Türkistan'da 39. defa nükleer
denemesini yaptılar.
Büyümekte olan Çin'in halkı, dünyada en fakir halklar seviyesinde
yaşamaktadır. Bugün her bir Çinli'nin yıllık ortalama geliri 140 doları
aşmamaktadır. Çin müstemlekesi altındaki Doğu Türkistan Tibet ve iç
Moğolistan halkı yoksulluk ve işsizlik içinde dert çekmektedir. Ve
yeraltı, yerüstü zenginlikleri Çinliler tarafından yağmalanmaktadır.
Bugün, Çin 16 komşu devletten toprak talebinde bulunmaktadır. Son 30
sene içerisinde toprak talebiyle Sovyetler Birliği, Hindistan ve
Vietnam'la askeri çatışmaya girmiştir. Bundan başka bir sürü devletlere
askeri tehditte bulunmaktadır. Demokrasiyi bilmeyen ordunun etkisiyle
hakimiyetini devam edip getirmekte olan Çin yönetimi bu gidişle hem Çin
halkına, hem ülkesine hem çevredeki bir sürü ülkelere dünyanın hiç hayal
etmediği zararları getirebilir. |