|
M.Emin
HEZRET
Çin'de komünizm yıkılırken
Bu yıl Mayıs ve Haziran aylarinda Çin'de meydana gelen Tiannanmen
olayları Kızıl Çin'in yeni bir Demokratik Çin'e hamile olduğunu
gösterdi. Tabiiki çok yakın bir gelecekte bu hamilelik doğum
verecektir. Çin'deki öğrenci hareketleri kanlı bir şekilde bastırılmış
olsa da, komünizmi yıkacak güç daha yok olmuş değildir. Bu güç sağlam
ve teşkilatlı bir şekilde yeraltı faaliyetine girdi. Doğu Almanya'da
Utanç Duvarı'nın yıkılması ve Polonya'da Lenin heykelinin yıkılması,
Macaristan, Çekoslovakya ve Bulgaristanlarda halkların komünistleri
komünist rejimden vazgeçmeye zorlaması, Sovyetler Birliği'ndeki
cumhuriyetlerde durmaksızın ortaya çıkmakta olan bağımsızlık davaları,
demokrasi için olan mücadeleler... İşte bunların hepsi vücudun
iyileşmesine imkân vermeyen hasta komünizmi defnedecek unsurlardır.
Doğu Avrupa'da devam etmekte olan bu heyecanlı hareketler komünizm
esareti altında, insanlık hukuku en ağır şekilde ayak altı edilen Çın
halkına yeniden cesaret bahşetmektedir.
Dış ülkelerdeki yaşamakta olan Çin muhacirleri Çin'de demokrasi
istemekte olan kardeşlerine ellerinden gelen yardımı yapmaktadırlar.
Hür dünya Çin'de demokrasi isteyen toplulukları destekliyor. Faşist
diktatörlüğü altında gizli harekete geçmeye mecbur olan Çin halkı, Çin
Komünist Partisi'nin merkez komitesi içinde canlanma ihtimali olan bir
siyasi değişmeyi dört gözle beklemektedirler. Bence Çin'de üç ila beş
yıl arasında komünizm rejiminin yerine başka bir rejimin gelmesi
mümkündür. Amma komünizmden vazgeçiş, ister komünist idaresi içinde
vücuda gelecek siyasi değişme yoluyla veya başka bir şekildeki,
inkılap yolunda olsun bu bir iç savaştan geçer. Nasıl bir şekilde
olursa olsun, ne kadar kan dökülürce dökülsün Çin'de muhakkak rejim
değişecektir. Eğer Çin'de rejim değişse Çin'in müstemlekesi olan Doğu
Türkistan'da durum nasıl olacak? Doğu Türkistan bu rejim değişmesinden
ne gibi bir çıkar sağlar? İşte bu bütün Doğu Türkistanlıların çok
derinden düşünmesini gerektiren mühim sorulardandır. Kızıl Çin yönetimi
Doğu Türkistan'ı istila ettiği 40 yıl içinde, vatanımızın içinde ve
dışında mücadele bir gün dahi durmuş değildir. Amma Doğu
Türkistanlılara gelmekte olan bu imkan gibi daha iyi bir imkan
gelmemişti. Şimdi imkân bizi bekliyor, biz Doğu Türkistanlılar bu imkânı
düşünmek ve değerlendirmek mecburiyetindeyiz. Biz geçmişteki şanlı
mücadele tarihimize ve acı ders ve tecrübelerimize bakarak bir hülasa
çıkarmamız lâzımdır, şimdi biz yeni bir mücadele yoluna ve şekline
muhtacız. Bu mücadele yolu ve şekli Çin'deki rejim değişmesi esnasında
biz Doğu Türkistanlıları esaslı ve uygun bir millî ideali olur kılması
lâzım.
Eğer Çin'deki rejim değişmesi esnasında Doğu Türkistan'daki
kardeşlerimiz herhangi bir
milşi menfaat elde edemezse ve hariçteki Doğu
Türkistanlılar yurdumuzda Çinliler tarafından icra edilen değişmelere
bir yabancı gibi televizyonlarda seyredip "of" çekmekten başka bir şey
yapama-larsa; bu durum Doğu Türkistan'da yaşamakta olan 25 milyon Türk
kardeşlerimiz için ve hariçte yaşamakta olan 1 milyon Doğu Türkistanlı
muhacirler için aynı derecede hakareti ve yüz karası bir iş olacaktır.
Bizim ne yapmamız gerektiğini vicdan sahibi her Türkistanlının gözden
geçirmesi lâzımdır.
|