|
M.EMİN HEZRET
Çin önce tahrik ediyor, sonra öldürüyor
5 Nisan 1993 tarihi Doğu Türkistan'da meydana gelen Bann olayının
üçüncü yıldönümüdür. Doğu Türkistan halkının kalbinde hürriyet abidesi
olarak hatırlanmakta olan kahraman Barın, Kaşgar vilayetinin Aktu
nahiyesine bağlı kasaba nüfuslu çok büyük bir köydür.
Barın, Aktu şehrinin güneybatı tarafına 17 kilometre uzaklıktadır.
Barın köyünün yüzölçümü Çin komünistlerinin Barın olayından sonra
verdiği istatistik) bilgilere göre 1087 kilometrekaredir. Nüfusu 20
bindir. Bu köyde tamamen Uygur Türkleri'nden
oluşturulan Müslüman halk yaşıyor.
Çin komünistlerinin Doğu Türkistan'ı istila ettikleri 1950 senesinden
beri Doğu Türkistan'ın başka yerlerindeki gibi Barın köyünde de Çin
zulmüne karşı siyasî ve silahlı mücadeleler devam etmiştir. Barın
köyünde Doğu Türkistan'ı etkileyen büyük mücadele hareketlerinin ilki
Temmuz 1950 tarihinde patlak vermiş olup Köy başkanı Heklmtaş
liderliğinde Çinliler'in vergi bahanesiyle köy halkının mahsulünü
yağmalamasına karşı gösteri yapılmıştır. Barınlılar, Çin askerlerinin
mahsulleri yüklediği kamyonları durdurdular ve kamyonların geçeceği
köprüler bozuldu. Halk kendi mahsullerini geri aldı. Bu hareket Çin
komünist ordusu tarafından kanlı bir şekilde bastırıldı. Barın haîkmın
lideri Hekimtaş, Çin ordusu tarafından şehid edildi. Halkın mahsulü
tekrar Çinliler tarafından yağmalanıp götürüldü...
1966 senesi Mao tarafından Çin'de başlatılan Kültür Devrimi Hareketi
Doğu Türkistan'da millî kültürümüzü yoketmeye yöneliktir. Millî
tarihimize, kültürümüze ait milyonlarca kitap yakıldı. Bundan başka
1966-1968 seneleri arasında tüm dinî kitaplar ve Kur'an-ı Kerim mecburi
toplatılıp Müslümanlar'ın önünde ateşe verildi. Bu sıralarda Barın
köyünde yedi binden fazla Kur'an-ı Karim Çinliler tarafından ateşe
verildi. Barın'daki camiler kapatıldı. Köy Müslümanları domuz bakmaya,
Allah'ı inkâr etmeye hatta
domuz eti yemeye mecbur edildi. Bu hakarete
dayanamayan Barın halkının beşyüze yakın gençleri 16 Ağustos 1969'da
Çin ordusuna ait olan bir silah ambarına baskın yapıp kendilerini ve
Barın halkını silahlandırdı. 20 Ağustos taKi Çin jandarma
kuvvetleriyle Barın köyü halkı arasında çıkan silahlı çatışmada altı
kişi öldü, 50'ye yakın insan yaralandı. Çinliler tarafından "20
Ağustos kanlı olayı" diye adlandırılan bu olay birkaç aylık kanlı
çatışmaya sebep oldu. Barın'daki devam eden Çin zulmü ve baskılara
karşı halk devamlı şekilde direnmeye devam etti. Birkaç sene öncesinden
bu yana Barın'ın millî geliri daha da düşmeye devam etti. Halk fakir
kaldı. Çünkü, Barin'a gelecek su, yukarıdan kesilip Çinliler'in göçle
oluşturdukları yeni yerleşim bölgelerine ayrıldı. Barın halkının derdini
ve feryadını kimse dinlemedi. Üstelik Barın'daki gizlice yürütülmekte
olan Kur'an kursları tek tek kapattırılıp, Kur'an kursu açan din
adamları tek tek cezaya çarptırıldı
1989 senesinde bir yıl içinde mecburi doğum kontrolü sırasında Barın
köyünde 250 çocuk zorla kürtaj yapılarak öldürüldü. Öldürülen 250
çocuktan başka 20'den fazla anne de bu kürtaj esnasında hayatını
kaybetti...
Barın halkı kendi temsilcilerini Çin makamlarına gönderip, tarihten
beri Barın köyüne akmakta olan suyun kesilmemesini, doğum kontrolünün
kaldırılmasını, din hürriyetinin verilmesini istediler. Bunu isteyenler
Çinliler tarafından yargısız cezalandırıldı. Sonunda Barın halkı silahlı
mücadeleye girmeye mecbur kal-' di... Ama savaşı başlatanlar Barıntılar
olmadı. Çin ordusu Barın'-ın üzerine geldi. Bunun üzerine Barın halkı
kendisini savunmak için savaşa mecbur kaldı. 4 Nisan 1990 tarihi yecesi
başlayan çatışma, 5 Nisan günü büyük çapta devam etti Ve Barın
mücahitlerinin lideri Zeydln Yusuf bugün şehid oldu. O gün Çinliler'-in
kaybı daha fazlaydı. Savaş 8 Nisan'a kader köy içinde devam etti. 30
Nisan'a kadar (1990) Kırgızistan, Tacikistan, Afganistan sınırlan
boyunca çatışma devam etti. Kahraman Barın, şerefini korumak
mecburiyetinde kaldığı bu savaşta iki yüzden fazla şehid verdi.
Çocuklar, kadınlar, vahşice Çinlilerce katledildi. 6 bin 400 kişi
Çinliler tarafından hapse atıldı. Barın halkı Doğu Türkistan'ın
istiklâli yolundaki bu savaşta kendi sıcak kanlarıyla tarihimizin
parlak sahihlerinden birini yazdı. Barın inkılabının lideri Zeydin
Yusuf önderliğindeki bütün sehidlerin ruhu istiklâl arzusuyla yanmakta
olan esir halk için bitmez tükenmez güç kaynağı olmaya devr.m
etmektedir. Düşman eline esir düşen birçok mücahid şu anda Doğu
Türkistan'ın Çinliler'in yerleştiği bölgeleri olan Siho, Şihanze,
Urumçi ve Tarım Havzası'ndaki hapishanelerde en ağır işkenceleri
görmektedir. |