M.EMİN HEZRET
Dünya barışa ilerlerken...
Dünyanın, barışa yönelik ilerleme kaydettiği görülmektedir.
Yarım asra yakın devam eden Arap-İsrail anlaşmazlığı,
Washington'da Rabin-Arafat'ın bir araya geldiği imza töreniyle,
şekil itibariyle barışa yöneldi.
Bosna-Hersek de barış anlaşmasının en son merdivenlerinden
aşmaktadır.
Azeri-Ermeni çatışması sona erecek gibi gözükmese de, çok
yakında barış yoluyla halledilecek gibi görünüyor.
Bu barış rüzgarları, tüm dünyanın barışsever devletleri ve
milletlerinin katkısıyla esmektedir. Ama, dünyanın gözünden
uzakta, dünya basınından gizli, sessiz sedasız bir biçimde
günahsız insanların katledilmekte olduğu bir yer var. O da Çin
işgali altındaki Doğu Türkistan'dır.
11 Ağustos 1993 tarihinde, Doğu Türkistan'ın Hoten şehrinde
Abdurrahman adında 18 yaşındaki bir milli kahraman genç,
Çinliler tarafından idam edilmiştir. İdam, kurşuna dizilerek
yapılmıştır. Merhum genç mücahid Abdurrahman'ın cenaze töreninin
yapılması kesinlikle yasaklanmasına rağmen, binlerce Uygur genci
cenaze törenine katılmıştır. Bu cenaze törenine 40-50 otobüs,
minibüs, hatta motosikletlerle insanların katılması Çinlileri
çok şaşırtmıştır. Cenaze törenine katılamayan uzak kasaba ve
köylerde, merhumun ruhu için Kur'an hatimi yapılmıştır.
Doğu Türkistan'daki diktatör Vang En Mav'ın yerine geçen Sung
Hen Liang, özel uçakla Hoten'e gelmiş ve bu olayı incelemek için
bir hafta Hoten'de kalmıştır. Doğu Türkistan da, Çinliler adına
istihbaratın başında bulunan Hamidun Niyaz'ı Hoten'e
göndermiştir.
Hoten'de 13 Ağustos 1993 tarihinden beri cenaze törenine katılan
veya merhumun ruhu için Kur'an hatmedenler arasından 300'den
fazla kişi tutuklanıp hapse atılmıştır. Hoten'in Lop nahiyesine
bağlı Ciya köyünden, bir gecede 48 Kur'an kursu talebesi
tutuklanmıştır. Bu tür tutuklamalar Doğu Türkistan'ın her
yerinde devam etmektedir. Başkent Urumçi ve başka önemli
şehirlerde bazı vatansever, milletsever kişiler, geceleri
polisler tarafından götürülüp kaybolmakta ve hangi hapishanede
oldukları, hayatta olup olmadıkları belli değildir.
Bugün, ekonomi yönünden güçlenmekte olan Çin'in gelişmesine
hayran olup.Çin'i övmekte yarışan dünya basını, onun zulmü
altında kan gölüne çevrilmiş olan Doğu Türkistan hakkında, nesli
tükenmekte olan Doğu Türkistan halkı hakkında, en azından insan
hakları açısından bile olsa hiçbir şey söylememektedir. Dünyanın
en zengin petrol yatağına sahip olan Doğu Türkistan'da , bu
zenginliklerin sahibi olduğu için yaşaması suç sayılan bu
insanlar, kendi seslerini dış dünyaya duyurmak için dünya basın
mensuplarının, televizyonlarının insani yardımına muhtaçtır.
Barışsever insanlık aleminin yardımına muhtaçtır.