|
M.Emin Hazret
Doğu Türkistan'da Petrol ve Doğu Türkistanlılar
Petrol,
Doğu Türkistan'ın en önemli yeraltı zenginliklerinden biridir. Kırk yıl
önce çöl olan Cungarya Ovası'nda bugün bir milyon nüfusa sahip Karamay
(siyah yağ) adında bir petrol şehri meydana gelmiştir. Nüfusun hızla
artmakta olduğu bu çahir sadece petrol üretimi yapar. Bu şehirde
Türkistanlıların nüfusu yüzde beşe bile ulaşmaz. Karamay'da çıkan
petroller Karamay'm kendisinde, Maytag rafineri tesisinde, Urumçi'deki
petrol kimya sanayi fabrikasında ve Doğu Türkistan'a huduttaş olan
Çin'in Yümin şehrinde arıtılmanın dışında çok miktarda ham petrol,
Çin'in diğer şehirlerine ve dış ülkelere taşınıyor. Birkaç yıldan beri
Doğu Türkistan'ın çok yerlerinde arka arkaya yeni petrol kuyuları
bulunmuştur. Çin bilim adamları gazetelerde "Sadece tarım ovasındaki
petrol kaynağı Suudi Arabistan'daki petrol kaynağının yirmi misline
eşit gelir" diye ilan etmiştir. Suudi Arabistan, Kuveyt ve diğer
ülkelerdeki petrol varlıkları bu ülkedeki halklara refah ve mutluluk
getirirken Doğu Türkistan'daki petrol kaynakları ise Türkistan halkına
yoksulluk ve milletçe yok olma tehlikesini beraberinde getirmektedir.
Petrol bahanesiyle, yüzbinlerce Çinli Türkistan topraklarına
yerleşmiştir. Şöyle bir örnek verelim: Kuveyt'ten borç alınarak
Ürumçi'de 1975-80 yılları arasında yapılan bir petrol kimya sanayi
fabrikası vardır. Fabrika müdürü Çinli Yuan 1 Aralık 1985 tarihinde
fabrikayı tanıtırken şöyle demişti: "Fabrikamızda onbinden fazla işçi
ve teman çalışmaktadır. Fabrikamız bünyesindeki tesis, altmış bini
bulmaktadır. Bunun içinde azınlık milletlerden 900 kişi vardır."
Çinliler'in azınlık millet dediği; Çin hükümranlığı altındaki Çinli
olmayan bütün milletlerdir. Daha sonra ben diğer bir yolla araştırma
yapıp bu fabrikadaki Türk sayısının 700 kişi olduğunu anladım. Bunların
içinde mühendis olarak çalışan bir kişi yok. Hepsi en ağır ve pis
işlerde çalışıyorlardı. Doğu Türkistan toprağında kurulan ve 10 bin
işçisi bulunan bir fabrikada sadece 700 Doğu Türkistanlının bulunması
kıyaslama için yeterli bir göstergedir. Bu fabrikanın bulunduğu Urumçi
şehrinde ortaokulu bitirerek hiç bir yerden iş bulamayan binlerce Türk
gençleri vardır. Bundan başka Kaşgar, Hotan, Aksu, Kucar, Korla, Turgan,
Kumul, İli viyaletlerinden iş arayıp gelen sayısız genç Urumçi'nin
sokaklarında avare bir şekilde sararıp gitmektedir. Çin komünistleri bu
gençlerin işsizlikten, açlıktan ölüp gitmesine razı ki; Türkistan
arazisinde kurulan fabrikalarda onları basit bir işçi olarak kabul
etmeye razı değil.
Urumçi'deki Maden Arama ve Tetkik Enstitüsü bünyesinde 1.2 bin işçi ve
eleman olup, bunlar Fransız mühendislerinin önderliğinde Doğu
Türkistan'ın her yerindeki yer altı petrol tabakalarını araştırma
hizmeti ile meşgul oluyor. Bu 12 bin kişi içinde Türkistanlılar 100
kişiye bile ulaşmıyor. Delil için yine şunu göstermekte fayda var:
Kaşgar vilayetine bağlı Kargılık nahiyesinin Kökyar köyünde, 1976 yılı
yeni bir petrol kuyusu bulunmuştur. Bu köydeki yüzlerce ailelik
Türkistanlı çiftçiler, "Şimdi biz petrolda işçi olarak çalışsak
hayatımız daha da iyiye gidecek" diye sevinmişlerdi. Ancak bu
zavallıların sevinci fazla zaman geçmeden hayal kırıklığına uğradı.
Yukarıdan gelen emirle bu köydeki bütün halkı diğer köylere göç
ettirdiler. İnsanlar dedelerinden beri yaşamlarını sürdürdükleri öz
topraklarını bırakıp gitmeye mecbur oldu. Boşaltılan bu köye Çinliler
gelerek petrot kuyularını açmaya başladı. Aslında bir tek Çinli'nin
bile olmadığı bu köy, Çinliler'in petrol şehrine dönüşüverdi. Kitleler
halinde Çim'li göçmenler yerleşti.Yerki halk basit bir işçi olmayı
istedi ama,bu kadarcık hak bile onlara tanınmadı. Şu anda Poskanı
nahiyesinde yeni bir petrol şehri yapılmaktadır. Buradaki fabrikaları
Türkistanlıların kaynakları ile Çinliler yapmaktadırlar. Onbinlerce
Çinli bu şehirde işe yerleşirken binlerce Türkistanlı ise işsizlik
sebebi hayatları tehlike ile karşı karşıya. Cehennem azabı çektirilen,
hayvan gibi horlanan bu milletin, bu halkın günahı nedir? Onlar
kendilerinin sınırsız, verimli, can vatanını insafsız müstemlekeci
Çinliler' kaptırmak gibi günahin azabını çekmektedir.
1985'de yayınlanan "Sincan'ın Ekonomik Kalkınmam" adındaki kitapta "1984
yılı Doğu Türkistan'dan alınan petrol 45 milyon 170 bin ton olup 1955
yılında alınan petrol miktarından 136 kat fazladır" diye yazılmıştır.
1988'den sonra tarım ovasında petrol kuyuları arama ve açma kampanyası
doruk noktaya ulaşmıştır. Demek Çinliler'in Doğu Türkistan'a göçmen
getirme oranı Doğu Türkistan'daki petrol mahsûlünün artma oranından az
değildir. Kızıl Çin'in ağır ekonomik yükünü omuzunda taşımakta olan Doğu
Türkistan gittikçe halsiz kalmaktadır. Bu duruma başkaldıranlar
acımasızca suikaste uğramaktadır. Açık veya gizli halde hapsedilmekte
veya öldürülmektedir.
Ey hür ve özgür yaşamakta olan kardeşler! Horlanmakta olan Doğu
Türkistan halkı sizin "Siz bizim kardeşimissiniz, siz daha
unutulmadınız" demenize muhtaçtır. |