|
M.Emin HEZRET
Şimdi sıra Çin'de...
11 Mart 1990 günü Sovyetler Birliği'nin Litvanya Cumhuriyeti tam
bağımsızlığını ilan etmiştir. Demek, Sovyetler Birliği'ne bağlı olan
milli cumhuriyetlerin kendi bağımsızlığına erişmek için attığı adımlar
iyi neticelerle başlamaktır.
Onlar yavaş yavaş müstemlekeden kurtulurken ve komünist rejiminden de
kurtulmaktadır. Sovyetler Birliği'nde millî bağımsızlık ve demokrasi
için geniş çapta bir faaliyetin meydana geldiği şu sırada Sovyet
Komünist Partisi Merkez Komitesi bu gerçeklere doğru gözle bakmaya
mecbur oldu. Ve Litvanya'nın bağımsızlık ilan etmesine karşı sadece
onların birliğe 34 milyar dolar borç ödemesi gerektiğini söylemekten
başka bir şey yapamamaktadır. Ancak, Sovyetler Birliği'nin yakın
komşusu olan Çin Halk Cumhuriyeti'nde durum daha değişik bir hat
arzeder.
Deng Şia Ping'in hakimiyeti kendi halkına olan kızıl rejimi danaha da
ağırlaştırmakla yetinmeyip, Çin müstemlekesi altındaki milletlere olan
kontrolönû güçlendirmektedir. Çin Komünist Parti Merkez Komitesi,
Sovyetler Birliğindeki bağımsızlık hareketlerinin tesirini
engelleyebilmek için her türlü çarelere başvurmakta ve üst üste
toplantılar yapmaktadır.
Bugün Çin'e bağlı olan özerk bölge adındaki Doğu Türkistan, Tibet, iç
Moğolistan gibi bölgelerin üzerinde durarak, bu bölgelere millt hukuk
ve demokrasiye verilmemesi hakkında kararname çıkardılar. Şimdiki özerk
bölgelerin Çin'in iç kesimindeki normal bölgelerden hiçbir farkı yok.
Bütün özerk bölgeler ismi var cismi yok bir durumdadır.
Çin hakimiyeti kendi müstemlekesindeki milletler için Sovyetler
Birliğindeki cumhuriyetlere verilmiş olan millî hakları vermeye bile
razı değil. Bu yılın şubat ayından itibaren Doğu Türkistan'ın başkenti
Urumçi'de özel eğitilmiş on bin memuru nahiye ve köylere göndererek
merkez komitesinin yeni kararı olan "Çin'i sadece komünist rejim
kurtarabilir" adlı genelgeyi kapı kapı iletmektedir. Hareketleri
önlemek için bütün çabalarını Doğu Türkistan'ın nüfusunun yüzde 90'ını
oluşturan kırsal kesim halkı üzerinde harcamaktadır. Halkı aydınlardan
koparmak için çiftçilere çeşitli vaadlerde bulunmaktadır. Çin Komünist
Partisi bundan sonraki siyasetinin tamamiyle çiftçi ve hayvancılık ile
uğraşanların yararına olacağı hakkında propagandalar yapmaktadır.
Çin Komünist Partisi'nin yaptığı propagandaların aynısı diğer özerk
bölgelerde, özellikte İç Moğolistan'da yapılmaktadır.
Bugünkü dünyada Sovyet Rusya'sı ve Kızıl Çin'den başka Ülkelerde hemen
hemen hiçbir esir millet kalmamıştır. Sovyetler Biriiği'nde gerçi genel
politika Moskova da üretilmesine rağmen bu siyasetleri millî
cumhuriyetlerde o cumhuriyetlerin sahibi olan yerli halklardan oluşan
memurlar tarafından icra olunur. Cumhuriyet başkanından tut, taa en
küçük kolhoz başkanına kadar yerli halklardan oluşmaktadır. Onlar
fabrika ve işyerlerinde de kertdi işçilerini öncelikle kabul ederler.
Üniversitelerde de kendi öğrencilerine öncelik verebilir. Bu
cumhuriyetlerde; kendi tarihini, kendi dilini, kendi edebiyat ve
sanatını kendilerinden yetişmiş oları ilim adamlan kendi fikrince tatbik
edebiliyor ve fikirlerini açıkça ortaya koyabiliyor. Ama Çin
müstemlekesi olan Doğu Türkistan'da, Tibet'le ve iç Moğolistan'da bütün
siyasî, iktisadi, hukuk, Çinliler'in elindedir. Yerli üniversitelerde
bile Çinliler çoğunluktadır, ilmi araştırma yerlerinde Çinliler önde
gelir. Yani onların neyi nasıl, hangi doğrultuda takip edeceği
tamamiylr Merkez Komüesi'nin siyasetine göre belirlenmektedir.
Bugün Çin müstemlikesi altında bulunan milletler kendi topraklarındaki
fabrika ve işyerlerinde normal bir içşi olma hakkına bile sahip
değildir. Çin müstemlekesi altında bütün insani haklarından mahrum
edilen bu milletler, Sovyetler Birliği'nde meydana gelen milliyetçilik
hareketlerinden büyük manevi ilham almaktadır. Doğu Türkistan Türkleri,
Tibet halkı ve Moğollar insan gibi yaşama şartlarına kavuşabilmek
yolunda yeni ve geniş çaplı bir harekete hazırlanmaktadırlar. Çin
Komünist hakimiyeti ise, bu milletlerin en küçük bir derdine kulak
vereceğine bu bölgelere yeniden takviye kuvvetleri göndermektedir,
istihbaratçıları en küçük köylere kadar yollamaktadır.
Böyle bir günde bütün hür dünya ve hür basın organlarından Çin'de
meydana gelecek olan yeni katliamları yakından takip etmesini milletçe
ümit ederiz. Çin komünistlerinin bundan sonra kendi müstemleke
altındaki milletlere nasıl bir tutum izleyeceği bizim ve bütün dünyanın
merakla beklediği siyaset olacaktır. |