|
M.EMİN HEZRET
Doğu Türkistan'ı kurtarma mücadelesinde bizim vazifelerimiz
Vatanımız Doğu Türkistan, bugün sanki bataklığa düşmüş veya düşürülmüş
bir insanın son çırpınışlarına benziyor...
Asya kıtasında Doğu Türkistan adındaki eli-kolu bağlanmış bu kahraman
tutuklu, bataklığa tamamıyla batmadan önce onun elini kolunu serbest
bırakma ve onu kurtarmak gibi tarihî bir mecburiyet bizleri bu
kurultayda bir araya getirmiştir.
Gerçekleştirilen "Doğu Türkistan Milli kurultayı" kendisinin vazifesini
ne kadar yaparsa yapsın, gelecekteki Doğu Türkistan tarihinde parlak
sahifeler arasında yer alacaktır. Çünkü, mübarek vatanımız Doğu
Türkistan; Kızıl Çin ordusu tarafından istilâ edilen,' 43 seneden beri
öz vatarmın dışında yaşamak mecburiyetinde bırakılan Doğu
Türkistanlıların vatan davasıyla meşgul olmakta olan kurum-kuruluş ve
şahısların bu kadar önemli ve yeterli sayıdaki vekillerinin vatanının
geleceği hakkında fikir alış-verişi için bir araya gelmesi ilk defa
olmaktadır. Bizim, birlik yolunda attığımız ilk adımımız, Doğu
Türkistan'ımızın hürriyeti için canlarını feda eden şehidlerimizin
ruhunu sevindirmektedir. Vatanımızda her zaman hürriyet için mücadele
ve ölüme hazır halde bekleyip duran milyonlarca insanlarımızı
sevindirmektedir. Tüm dünyadaki dostlarımız da bizim bu kurultayı
yapmamıza sevinmektedir. Kurultaydan rahatsız olmakta olan bir tek Çin
yönetimidir. Kurultayda kusur aramakta olan da yalnız Çin
hakimiyetidir...
Düşman güçlü ve acımasız. Vakit çok kısa... insanlık âlemi Doğu
Türkistan meselesiyle çok meşgul de değil. Demir pencere içindeki 26
milyon Doğu Türkistanlı kardeşimiz, "Zilletle yasamaktan izzetli ölüm
hayırlıdır" demekte... Ve bizden ümit, manevi destek beklemekte...
Durum bu...Şimdi yurt dışında vatan için mücadele vermekte olan Doğu
Türkistan teşkilatlan ve şahıslarının vazifesi bence şu iki noktada
toplanmalıdır:
a)Doğu
Türkistan ve onun bugünkü durumunu hür dünyaya anlatmak...
b)Doğu
Türkistan'da yakın gelecekte ortaya çıkması beklenen demokrasi ve
bağımsızlık mücadelesine yardımcı olmak, gereken destek için
hazırlıklı olmak...
Doğu Türkistan ve onun bugünkü durumunu hür dünyaya anlatmak için
özellikle şu noktalar üzerinde durulmalı:
1.Çin
komünist yönetiminin Doğu Türkistan'a göçmen yerleştirme yoluyla
milletimizi kendi vatanındaazınlık durumuna düşürme ve en sonunda yerli
halkı eritip yok etme siyaseti uyguladığı...
2.Doğu
Türkistan'ın adını, şehir, köy, kasaba ve nehirlerin adını Çin
isimleriyle değiştirme vasıtasıyla Doğu Türkistan'ı Çin toprağına
dönüştürmek için plan ve programı yapılmış hareketler olduğuna dikkati
çekmek...
3.Çin
komünist yönetimi 16 Ekim 1964 tarihinden 21 Mayıs 1992'ye kadar Doğu
Türkistan'ın LopNor bölgesinde 37 defa nükleer deneme yapmıştır. Bu
sebepten, çevreye dağılan radyoaktif maddeler Doğu Türkistan'ı ve hatta
etraftaki komşu devletlerin çevre ve insanlarını yok etme tehlikesi
altında oldukları gerçeğini dünyaya duyurmak...
4.Doğu
Türkistan'da miktar ve kalitede bütün dünyayı hayrette bırakacak petrol
ve başka yeraltı-yerüstüzenginliklerinin bulunması ve bu zenginlikleri
Çin yönetiminin dünyayı kontrol altına almak için maddî kaynak olarak
kullandığını ve bu zenginlikleri Çin'e taşımak için elinden gelen bütün
gayreti göstermekte olduğunu dünyaya duyurmak...
5.Bol
zenginliklerin sahibi olan Doğu Türkistan'da yerli halkın işsizlik
içinde bırakıldığının dile getirilmesi...
6.Doğu
Türkistan Müslümanlarının din hürriyetine olan'baskıların gün geçtikçe
artması...
7.Azınlık
durumuna düşmekte olan Doğu Türkistanlılar'a mecbur) doğum kontrolünün
yapılması ve bu baskılardan ortaya çıkmakta olan facialı sonuçlar...
8.Doğu
Türkistan'da "Doğu Türkistanlılarız" Çinliler'in yaşadığı şehirler ve
sanayi merkezlerininbüyümesi neticesinde ekonomi yönünden yerli halkla
Çinliler arasında iki kutup oluşması sonucuyla, millî kin ve nefretin
güçlendiği ve bu kinin kanlı çatışmaya götürecek seviyeye getirildiği
anlatılmalı...
8.Doğu
Türkistan'ın yerli halkını ilim, marifet, şehir hayatı ve sanattan uzak
tutarak; cahil bırakıp idare etme şeklinde siyaset güden Çinliler'in
geleneksel politikalarını dünyaya duyurmak...
10.Çin
yönetiminin Doğu Türkistan'ın millî tarihini inkâr etmesi ve Çinliler
tarafından yazılmış uydurma "Sincan" tarihini silah gücüyle halkımıza
kabul ettirmeye mecbur ettiğini duyurmalıyız...
11.Doğu
Türkistan halkının dilini, dinini, millî örfve âdetlerini siyasî,
psikolojik ve sosyal baskılarla yok etmeye yönelik tedbirler ve
Çinliler'in bu amacının tehlikeli boyutlara ulaştığını duyurmak...
12.Doğu
Türkistan'da ilim adamlarının, din adamlarının ve millî-dinî kimliğini
bilen gençlerin hapishanelere toplatıldığtnı duyurmak.
Bunların hepsi Doğu Türkistan'da insan haklarının çiğnenmesine dair
önemli noktalardır. Bunları değişik devlet ve çeşitli milletlere uygun
üslup ve metod-la anlatmak lazım. Meselâ, meseleyi Amerika ve
Avrupa'ya; insan hakları noktasından... İslâm ülkelerine, din
kardeşliğimiz yönünden... Türk dünyasına Türklüğümüz, soydaşlığımız
noktasından... Komşularımıza, gelecekte Çinliler'in onlara
getirecekleri tehlikeler noktasından anlatmakta fayda var. Çünkü Çin,
gerçekten gelecekte dünyanın banş ve istikrarını bo , zucu bir güç
haline geldiği zaman, ilk olarak Rusya, Moğolistan, Orta Asya Türk
cumhuriyetleri, Afganistan, Pakistan, Hindistan, Vietnam, Malezya,
Endonezya, Japonya gibi tüm komşuları bizim bugün tasavvur
edemeyeceğimiz felakete sürükleyecektir.
Çin'i zararsız hale getirmek; esaretindeki esir milletlerin
bağımsızlığından başka, Asya kıtasının denge ve istikrarını sağlamak
için, hatta Çin milletini tehlikeden uzaklaştırmak için çok büyük önem
taşıyacaktır. Biz, Doğu Türkistanlılar olarak dünyanın neresinde bir
iş yaparsak, hepsinde Doğu Türkistan menfaati için ne kadar faydası, ne
kadar zararı olacağını ön şart olarak koymamız lazım. Kendi
vatanımızın menfaatini başka bir milletin menfaatinden sona koymak,
bizim mücadelemizin yönünü değiştirebilir. Buna her zaman dikkat etmek
lazım... |